Güçlü Erasmus+ Projelerinin Görünmeyen Hazırlık Süreci
Erasmus+ projeleriyle ilgilenen birçok öğretmenin aklında benzer bir soru vardır. “Erasmus+ yapabilmek için önce eTwinning yapmak gerekir mi?” Bu sorunun kısa cevabı hayırdır. Bir Erasmus+ projesi hazırlayabilmek için eTwinning projesi yürütme zorunluluğu yoktur. Ancak Avrupa’da ve ülkemizde yürütülen birçok başarılı Erasmus+ projesine baktığımızda dikkat çeken ortak bir nokta vardır. Bu projelerin önemli bir kısmının temelinde daha önce yürütülmüş bir eTwinning iş birliği bulunmaktadır.
Peki bunun nedeni nedir? Çünkü eTwinning ve Erasmus+, birbirinin alternatifi değil; birbirini tamamlayan iki güçlü Avrupa eğitim girişimidir. eTwinning öğretmenlere uluslararası proje deneyimi kazandırırken, Erasmus+ bu deneyimi daha kapsamlı ve sürdürülebilir iş birliklerine dönüştürme fırsatı sunar. Bu nedenle eTwinning’i, Erasmus+ yolculuğuna hazırlık yapan güçlü bir uygulama alanı olarak görmek yanlış olmayacaktır.
eTwinning ve Erasmus+ Arasındaki İlişki
İlk bakışta iki program birbirine oldukça benziyor gibi görünebilir.
- Her ikisinde de farklı ülkelerden öğretmenler bir araya geliyor.
- Öğrenciler birlikte etkinlikler gerçekleştiriyor.
- Ortak ürünler hazırlanıyor.
- Dijital araçlar kullanılıyor.
Ancak çalışma biçimleri ve hedefleri farklıdır.
eTwinning, öğretmenlerin dijital ortamda güvenli bir şekilde iş birliği yapmasını sağlayan bir platformdur. Projeler çoğunlukla çevrim içi yürütülür. Öğretmenler ve öğrenciler TwinSpace gibi dijital çalışma alanlarında ortak etkinlikler gerçekleştirir.
Erasmus+ ise bu iş birliklerini daha kapsamlı projelere dönüştürür. Hareketlilik faaliyetleri planlanabilir. Yüz yüze proje toplantıları yapılabilir. Öğretmen eğitimleri düzenlenebilir. Uluslararası öğrenci faaliyetleri gerçekleştirilebilir. Daha büyük bütçelerle daha uzun süreli çalışmalar yürütülebilir.
Kısacası; eTwinning birlikte çalışmayı öğretir. Erasmus+ ise birlikte üretmeyi ve birlikte gelişmeyi destekler.
Bir STEM Etkinliği eTwinning ve Erasmus+ Projesine Nasıl Dönüşebilir?
Aslında bu dönüşüm birçok öğretmenin düşündüğünden çok daha doğal ilerler. Bir fen bilimleri öğretmeninin öğrencileriyle birlikte sınıfta gerçekleştirdiği küçük bir STEM etkinliğini düşünelim. Öğrenciler geri dönüştürülebilir malzemeler kullanarak enerji verimliliği yüksek bir ev modeli tasarlıyor. Deneyler yapıyorlar.Veri topluyorlar. Sonuçlarını sınıfta sunuyorlar. Bu oldukça başarılı bir STEM etkinliğidir.
Peki aynı etkinliği Almanya, Polonya, İspanya ve İtalya’daki öğrenciler de kendi okullarında gerçekleştirirse ne olur? İşte burada eTwinning devreye girer. Öğretmenler farklı ülkelerdeki meslektaşlarıyla iletişim kurar. Ortak bir eTwinning projesi oluşturulur.
Öğrenciler kendi ülkelerinde benzer etkinlikleri gerçekleştirir. Sonuçlarını TwinSpace’te paylaşırlar. Çevrim içi toplantılar yapılır. Ortak dijital afişler hazırlanır. Videolar oluşturulur. Karşılaştırmalar yapılır. Artık çalışma yalnızca bir sınıf etkinliği olmaktan çıkmıştır. Uluslararası bir öğrenme deneyimine dönüşmüştür. Bir süre sonra öğretmenler şu soruyu sormaya başlar:
“Bu çalışmayı daha kapsamlı hâle getirebilir miyiz?”
İşte Erasmus+ projelerinin doğduğu nokta tam olarak burasıdır.
Artık;
- öğretmen hareketlilikleri planlanabilir,
- öğrenci grup hareketlilikleri gerçekleştirilebilir,
- ortak öğretmen eğitimleri düzenlenebilir,
- uluslararası eğitim materyalleri geliştirilebilir,
- yapay zekâ destekli dijital platformlar hazırlanabilir,
- araştırmalar yapılabilir,
- öğretmen rehberleri oluşturulabilir.
Aslında birçok başarılı Erasmus+ projesi tam olarak bu şekilde gelişmiştir. Önce küçük bir sınıf etkinliği… Sonra uluslararası bir eTwinning projesi… Ardından kapsamlı bir Erasmus+ ortaklığı…
eTwinning Erasmus+ Projelerine Hangi Açılardan Katkı Sağlar?
Bir Erasmus+ projesinin başarılı olabilmesi için yalnızca iyi bir fikir yeterli değildir. Güçlü ortaklar, etkili iletişim ve birlikte çalışma kültürü de büyük önem taşır. eTwinning bu konuda öğretmenlere önemli deneyimler kazandırır. Örneğin öğretmenler;
- farklı ülkelerden ortaklarla iletişim kurmayı,
- ortak hedefler belirlemeyi,
- görev paylaşımı yapmayı,
- çevrim içi toplantılar planlamayı,
- ortak dijital araçlar kullanmayı,
- birlikte ürün geliştirmeyi,
- öğrencileri uluslararası ekiplerde çalıştırmayı,
- proje sonuçlarını yaygınlaştırmayı
eTwinning projeleri sayesinde deneyimleyebilir. Bu deneyimler, daha sonra Erasmus+ projelerinde karşılaşılacak birçok süreci çok daha kolay yönetmeyi sağlar.
Ortak Bulmaktan Çok, Ortaklığı Güçlendirmek
Erasmus+ projelerinde en çok konuşulan konulardan biri ortak bulmaktır. Oysa bana göre daha önemli olan, bulunan ortakla güçlü bir çalışma ilişkisi kurabilmektir. eTwinning bu konuda önemli bir fırsat sunar. Öğretmenler önce küçük ölçekli projelerde birlikte çalışır. Birbirlerinin çalışma disiplinini tanır.İletişim biçimlerini görür. Görev paylaşımındaki yaklaşımlarını gözlemler. Kısacası birbirlerine güven duymaya başlarlar. Daha sonra Erasmus+ başvurusu yapıldığında ise ortaklar artık birbirini tanıyan ve birlikte üretme deneyimi kazanmış bir ekip hâline gelmiştir. Bu durum, proje sürecinin daha verimli ilerlemesine önemli katkı sağlar.
Günlük Hayattan Bir Benzetme
Bir orkestra düşünelim. Hiçbir orkestra ilk provasında büyük bir konser salonuna çıkmaz. Önce küçük prova odalarında birlikte çalışırlar. Birbirlerinin temposuna alışırlar. Eksiklerini görürler. Uyum sağlamayı öğrenirler.
Sonra büyük konser gelir. eTwinning de buna benzer. Uluslararası ekip çalışmasının provasını yapar. Erasmus+ ise bu deneyimin daha büyük ölçekte sahnelendiği konserdir. İyi bir prova, başarılı bir konserin en önemli hazırlığıdır.
Değerlendirici Ne Düşünür?
Bir Erasmus+ değerlendiricisi için ortakların daha önce birlikte çalışmış olması, proje ortaklığının güvenilirliği açısından olumlu bir izlenim oluşturabilir. Bu durum tek başına değerlendirme kriteri değildir. Ancak ortakların birlikte çalışma deneyimine sahip olması, görev dağılımının daha gerçekçi planlanmasını ve proje sürecinin daha sağlıklı yürütülmesini destekleyen önemli bir avantaj olarak görülebilir.
Erasmus+ İpucu
Her başarılı Erasmus+ projesinin başlangıcında çok süslü cümleler, ele aldığı çok marijinal sorunlar veya çok orijinal çözüm fikirleri olmak zorunda değildir. Bazen bir sınıfta uygulanan küçük bir STEM etkinliği, doğru ortaklarla buluştuğunda önce bir eTwinning projesine, ardından da Avrupa çapında etki oluşturan bir Erasmus+ KA210 projesine dönüşebilir. Büyük projeler çoğu zaman küçük ama anlamlı fikirlerle başlar. KA210 projelerine küçük ölçekli ortaklıklar denilmesinin nedeni de budur.
Sonuç
eTwinning ve Erasmus+ aynı hedefe farklı yollarla ulaşan iki güçlü Avrupa eğitim girişimidir. Biri öğretmenlere uluslararası iş birliğini deneyimleme fırsatı sunarken, diğeri bu iş birliğini daha kapsamlı projelere dönüştürme imkânı sağlar. Bu nedenle eTwinning’i yalnızca dijital bir proje platformu olarak değil; Erasmus+ yolculuğuna hazırlık yapan, öğretmenlerin uluslararası çalışma kültürü kazandığı değerli bir öğrenme ortamı olarak değerlendirmek gerekir. Belki de bugün sınıfınızda uyguladığınız küçük bir etkinlik, yarın farklı ülkelerdeki öğrencilerle yürütülen bir eTwinning projesine, birkaç yıl sonra ise Avrupa’da örnek gösterilen bir Erasmus+ ortaklığına dönüşebilir.
Bir Sonraki Yazıda
Erasmus+ Projelerinde En Sık Yapılan Hatalar
Güçlü bir fikir, doğru ortaklar ve iyi planlanmış faaliyetler bile bazen beklenen başarıyı getirmeyebilir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, başvuru sürecinde yapılan ve çoğu zaman fark edilmeyen hatalardır. Bir sonraki yazımızda, değerlendirme sürecinde sık karşılaşılan hataları ve bu hatalardan nasıl kaçınılabileceğini birlikte ele alacağız.